info@avaycauysal.av.tr
Rumeli Caddesi, İstanbul

Bizi Takip edin:

Gayrı Menkul HukukuGenelKişiler HukukuMedeni HukukTAHLİYE DAVASI VE TAHLİYE SEBEPLERİ

21 Nisan 20260

 

 

MAU
Av. Ayça Uysal
Kira Hukuku  ·  Rehber Yazı

Tahliye Davası: Türk Hukukunda Kiracının Tahliyesi

Kira ilişkisinin sona erdirilmesi ve kiracının taşınmazdan çıkarılması, uygulamada en çok karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir. Bu yazıda Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde tahliye davasının türleri, yasal dayanakları ve uygulamada önem taşıyan noktalar derli toplu bir şekilde ele alınmıştır.

1. Tahliye Davası Nedir?

Tahliye davası, kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen taşınmazı boşaltmayan kiracının, mahkeme kararıyla taşınmazdan çıkarılmasını sağlayan hukuki yoldur. Türk hukukunda kiracıyı koruyan düzenlemeler gereği, kira sözleşmesinin sona ermesi kendiliğinden tahliye sonucu doğurmaz; kiraya verenin kanunda sayılan sebeplerden birine dayanarak dava açması ya da icra yoluna başvurması gerekir.

Özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı lehine getirilen güvenceler, kiraya verenin tahliye talebini sıkı şekil ve süre şartlarına bağlamaktadır. Bu nedenle tahliye davasının kazanılması, büyük ölçüde davanın doğru sebebe dayandırılmasına ve usul kurallarına uyulmasına bağlıdır.

2. Yasal Dayanak

Tahliye davalarının temel dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) kira sözleşmelerine ilişkin hükümleridir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye sebepleri özellikle aşağıdaki maddelerde düzenlenmiştir:

  • TBK m. 347 — Bildirim yoluyla sona erme ve on yıllık uzama süresi
  • TBK m. 350 — Kiraya verenin gereksinimi, yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye
  • TBK m. 351 — Yeni malikin gereksinimi nedeniyle tahliye
  • TBK m. 352 — Tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kiracının başka konutu olması
  • TBK m. 315 — Temerrüt nedeniyle fesih (kira bedelinin ödenmemesi)

İcra yoluyla tahliyede ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 269. maddesi ve devamı ile 272. madde hükümleri uygulanır.

3. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tahliye davalarında görevli mahkeme, kira bedeli ve dava değeri ne olursa olsun Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir (HMK m. 4/1-a). Yetkili mahkeme ise kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir; kişisel haktan doğan taleplerde davalının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Dava açılmadan önce, konut ve çatılı işyeri kiralarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk zorunluluğu bulunmaktadır. Arabuluculuk aşamasından anlaşmaya varılamadığına dair tutanak alınmaksızın dava açılması, davanın usulden reddine yol açar.

4. Bildirim Yoluyla Sona Erme

4.1. Belirli Süreli Sözleşmelerde On Yıllık Uzama

Konut ve çatılı işyeri kiralarında, belirli süreli sözleşme süresinin sona ermesi, tek başına kira ilişkisini bitirmez. Kiracı sözleşmeyi yenilememe iradesini en az on beş gün önceden bildirmediği takdirde sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzar.

Kiraya veren ise sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak TBK m. 347/1 uyarınca kiraya veren, sözleşmenin başlangıcından itibaren on yılın dolmasının ardından başlayan her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak kaydıyla, herhangi bir sebep göstermeden sözleşmeyi sona erdirebilir.

4.2. Belirsiz Süreli Sözleşmelerde Fesih

Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde ise kiracı her zaman, kiraya veren ise kira ilişkisinin başlamasından itibaren on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir. Bildirim, fesih dönemine uygun şekilde ve yasal şekil şartlarına uyularak yapılmalıdır.

Pratik Not
Tahliye bildirimlerinin yazılı şekilde ve ispat kolaylığı bakımından noter kanalıyla yapılması büyük önem taşır. Sözlü ya da mesaj yoluyla yapılan bildirimler uygulamada geçerli kabul edilmemektedir.

5. Kiraya Verenden Kaynaklanan Sebeple Tahliye

5.1. İhtiyaç (Gereksinim) Nedeniyle Tahliye — TBK m. 350/1

Kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananı kullanma zorunluluğu varsa tahliye davası açabilir.

İhtiyacın tahliyeye hak kazandırabilmesi için üç temel unsuru taşıması gerekir:

  • Gerçek olmalıdır: hayali veya göstermelik olmamalıdır.
  • Samimi olmalıdır: sırf kiracıyı çıkarmak için oluşturulmuş olmamalıdır.
  • Zorunlu olmalıdır: başka bir taşınmazla karşılanabilecek bir ihtiyaç olmamalıdır.

Dava; belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde, belirsiz süreli sözleşmelerde ise bildirim yoluyla belirlenecek fesih döneminin bitiminden itibaren bir ay içinde açılmalıdır.

5.2. Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye — TBK m. 350/2

Kiralananın yeniden inşası veya esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekiyorsa ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız hâle geliyorsa, kiraya veren tahliye davası açabilir. Sadece dekorasyon veya küçük onarımlar bu madde kapsamında değildir.

İnşai projenin onaylı projeye dayanması ve işlerin kiralananın boşaltılmasını fiilen gerekli kılacak kapsamda olması aranır. Yargıtay uygulamasında proje, ruhsat ve teknik rapor gibi belgelerin dosyaya sunulması davanın kabulü için belirleyicidir.

5.3. Yeni Malikin Gereksinimi — TBK m. 351

Kiralananı sonradan edinen kişi, kendisi veya kanunda sayılan yakınları için konut ya da işyeri ihtiyacı bulunduğunu ispat etmek kaydıyla tahliye davası açabilir. Ancak bu hakkın kullanılması sıkı süre şartlarına bağlanmıştır:

  • Yeni malik edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek zorundadır.
  • Bildirim yapılması hâlinde tahliye davası, edinme tarihinden itibaren altı ay sonra açılabilir.
  • Yeni malik, bildirim yapmaksızın sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde de dava açma hakkına sahiptir.
Üç Yıl Kuralı (Yeniden Kiralama Yasağı)
İhtiyaç veya yeniden inşa sebebiyle tahliye edilen taşınmaz, üç yıl süreyle haklı bir neden olmaksızın eski kiracıdan başkasına kiraya verilemez. Bu kurala aykırı davranan kiraya veren, son kira yılındaki kira bedelinin bir yıllığından az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür (TBK m. 355).

6. Kiracıdan Kaynaklanan Sebeple Tahliye

6.1. Tahliye Taahhüdü — TBK m. 352/1

Tahliye taahhüdü, kiracının belirli bir tarihte kiralananı boşaltacağına dair yazılı beyanıdır. Geçerli bir tahliye taahhüdünden söz edilebilmesi için aşağıdaki şartların bir arada bulunması gerekir:

  • Taahhüt yazılı olmalıdır.
  • Taahhüt kiracı tarafından bizzat veya yetkili temsilcisi aracılığıyla verilmiş olmalıdır.
  • Belirli bir tahliye tarihi içermelidir.
  • Kira sözleşmesi yapıldıktan sonraki bir tarihte düzenlenmiş olmalıdır. Sözleşmeyle aynı anda alınan taahhütler, kiracının serbest iradesine aykırı kabul edilerek geçersiz sayılmaktadır.

Kiracı, taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, bu tarihten itibaren bir ay içinde tahliye davası açabilir veya icra dairesinden tahliye talepli takip başlatabilir.

6.2. İki Haklı İhtar — TBK m. 352/2

Kiracı, bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için iki kez haklı ihtara sebep olmuşsa, kiraya veren kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açabilir. Uygulamada bu sebebin kullanılabilmesi için:

  • İhtarların farklı aylara ilişkin olması,
  • İhtarların haklı olması, yani gerçekten muaccel olmuş bir kira borcuna dayanması,
  • İhtarların yazılı şekilde ve tercihen noter aracılığıyla yapılmış olması gerekir.

6.3. Kiracının veya Eşinin Aynı İlçede Konutunun Bulunması — TBK m. 352/3

Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe ya da belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunduğu hâlde kira sözleşmesi kurulmuşsa ve kiraya veren bu durumu bilmiyorsa, sözleşme sonundan başlayarak bir ay içinde tahliye davası açabilir.

6.4. Diğer Sebepler

Bunların yanında özen ve saygı yükümlülüğüne aykırı davranış (TBK m. 316), kiralananın amaç dışı kullanılması, fena kullanım ve önemli zararlar verme gibi durumlarda da genel hükümlere göre fesih ve tahliye mümkündür. Bu hâllerde kiraya veren, kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini ihtar etmek zorundadır.

7. İcra Yoluyla Tahliye

7.1. Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle — İİK m. 269

Kira bedelini ödemeyen kiracıya karşı kiraya veren, mahkemeye gitmek zorunda kalmadan ilamsız icra takibi başlatabilir. Bu takipte kiracıya gönderilen ödeme emrinde, borcun otuz gün içinde ödenmesi, aksi hâlde tahliye isteneceği ihtar edilir.

  • Kiracı süresi içinde borcu öderse takip son bulur, ancak bu ödeme iki haklı ihtar sayılabilir.
  • Kiracı süresi içinde ödeme yapmaz ve itiraz da etmezse, kiraya veren icra mahkemesinden tahliye kararı alabilir.
  • Kiracı itiraz ederse takip durur; itirazın kaldırılması ve tahliye için icra mahkemesine başvurulması gerekir.

7.2. Yazılı Sözleşmeye Dayalı Tahliye — İİK m. 272

Yazılı kira sözleşmesinin süresinin bitmesi ve kiracının taşınmazı boşaltmaması hâlinde, sözleşmeye dayanılarak doğrudan icra dairesinden tahliye talep edilebilir. Tahliye taahhüdü bulunan hâllerde de bu yol kullanılabilmektedir.

8. Süreler ve Hak Düşürücü Süreler

Tahliye davalarında süreler hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece re’sen dikkate alınır. Bu nedenle kaçırılan süreler, hakkın tamamen kaybına yol açar. Belli başlı süreler şunlardır:

  • İhtiyaç ve imar nedenleri: Sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay.
  • Yeni malikin gereksinimi: Edinme tarihinden 1 ay içinde bildirim, ardından 6 ay sonra dava.
  • Tahliye taahhüdü: Taahhüt tarihinden itibaren 1 ay.
  • İki haklı ihtar: Kira yılının bitiminden itibaren 1 ay.
  • 10 yıllık uzama: Uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce bildirim yapılması zorunludur.

Bu süreler içinde dava açılmadığı takdirde, aynı sebebe dayanılarak bir sonraki kira yılında dava açılması mümkün olabilir. Ancak her hâlde yeniden ihtar veya bildirim yapılması gerekebilir.

9. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Tahliye davalarında yalnızca hukuki gerekçenin doğruluğu yetmemekte, süreç boyunca çeşitli usul kuralları da titizlikle izlenmelidir:

  1. Doğru sebep seçimi: Olayın şartlarına uygun tahliye sebebinin belirlenmesi davanın sonucunu doğrudan etkiler. Aynı olayda birden fazla sebep bulunsa dahi her birinin ayrı süreler ve şartları vardır.
  2. Noter ihtarnamesi: Hemen her sebepte önceden yapılması gereken bildirimler, ispat gücü nedeniyle noter aracılığıyla gönderilmelidir.
  3. Tahliye taahhüdünün tarihi: Sözleşmeyle aynı gün alınmış taahhütler uygulamada sıklıkla geçersiz sayılmaktadır. Taahhüdün kira sözleşmesinden sonra düzenlendiğinin ispatı önem taşır.
  4. Dava şartı arabuluculuk: Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve son tutanağın dosyaya sunulması gerekir.
  5. İhtiyacın gerçekliğinin ispatı: İhtiyaç nedeniyle açılan davalarda tapu, kimlik belgeleri, sağlık raporları, evlilik veya işyeri açma belgeleri gibi deliller gerekebilir.
  6. Üç yıllık yeniden kiralama yasağı: Tahliye sonrası kiraya verenin taşınmazı bu süre içinde başkasına kiralaması tazminat sorumluluğu doğurur.
  7. Kira bedelinin güncellenmesi: Tahliye davalarıyla birlikte çoğu zaman kira tespit ya da uyarlama talepleri de gündeme gelmektedir.

Tahliye davaları; şekil şartları, süreler ve ispat yükü bakımından dikkatli bir hukuki değerlendirme gerektirir. Küçük görünen bir usul hatası, hak kaybına yol açabilir.

10. Sonuç

Türk hukukunda kiracı güçlü bir şekilde korunmakla birlikte, kanun koyucu haklı sebeplerin varlığında kiraya verene etkili yollar tanımıştır. İhtiyaç, yeniden inşa, yeni malikin gereksinimi, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve temerrüt gibi sebeplerin her biri, kendine özgü şartlar ve sürelerle uygulanır.

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hem kiraya verenin hem de kiracının haklarını korumak için sürecin başından itibaren hukuki destek alınması, gereksiz yargılama ve hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşır.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır ve somut olaylara ilişkin hukuki görüş niteliğinde değildir. Kira ilişkinizle ilgili hak ve yükümlülükleriniz hakkında detaylı bilgi ve bireysel danışmanlık için hukuki destek almanız tavsiye edilir.

İletişim: Av. Ayça Uysal  |  info@avaycauysal.av.tr

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *